ŞİMDİKİ EVLİLİKLERE BAKTIĞINIZDA ULUORTA EN MÜSTEHCEN ŞEYLER BİLE AÇIĞA ÇIKARILIYOR!
Asıl branşım halkla ilişkiler ama 6 senedir bir hukuk bürosunda yönetici asistanı olarak çalışıyorum. Fakülteye devam ederken de çalıştığım için ilginç olaylara tanık oldum.
Adliyede tanık olduğum olaylar bir yana, hukuk büromuza gelen çiftler bir yana…
Anlaşmalı boşanma davası için büromuza beraber gelen, aralarındaki sorunları o kızgınlıkla birbirlerinin yüzüne vuran ve güçlükle ayırabildiğimiz insanlar…
Ama en ilginci şuydu: Bayan çok güzel ve şık biri. Bey da eh işte idare eder. Ama yan yana geldiklerinde bardakla sürahiden bir farkları yoktu. Bey eşini aldatıyor, bayan da bunu kaldıramıyor ve boşanma davası açıyor.
Aldatan kişi trajikomik bir itirafta bulunuyor: “Eşim çok güzel ve alımlı biri. Onun bu yönleri karşısında eziliyordum. Eşim beni aldatmadan ben onu aldatıp, bu ezikliğimi giderdim…”
Vay be! Bayanın tepkisini görmenizi isterdim. Adeta çıldırdı.
Annemle babamın evlilikleri bana çok şey kazandırdı. Aralarında ufak tefek tartışmalar olurdu ama bunlar asla evin dışına taşınmazdı. Annem, bazen babama kızsa da 3. kişilere karşı her zaman mutlu olduklarını anlatırdı. “Dost var, düşman var. Bırak, herkesi seni mutlu bilsin” derdi.
Bana da hep bunu tembihlerdi: “Evliliklerde bu tür aksilikler yaşanabilir ama bunların büyümemesi için mücadele etmelisin. ”Ama şimdiki evliliklere baktığınızda, bırakın sorunları aile içinde saklamayı, uluorta en müstehcen şeyler bile açığa çıkarılıyor.
Bence bir insan çok büyük bir maddi-psikolojik harekete maruz kalmadıktan ve onuru rencide edilmedikten sonra evliliğini bitirmemeli. Aradaki saygıyı koruduğunuzda, sevgi bitse bile, o ilişki devam edilebiliyor. Bu noktada, saygının, yedek bir bataryadan hiçbir farkı kalmıyor.
Unutmadan, bazen cebi deliklerle beraber olmak, yüreği deliklerle beraber olmaktan daha mutlu ediyor insanı. En azından, size sunacağı tek şey kalıyor: Sevgi.
Ama o da bir yerde sorun oluyor. Bayan, en azından baba evinde yaşadığı rahatlığı evleneceği kişide de yaşamak istiyor. Uç noktada istekleri olmayan insanlar şükrediyor ama bazıları da “Attan inip, eşeğe binilir miymiş?” diyerek isyan bayrağını çekiyor. Yani maddiyatın da boşanmalarda faktörü büyük.
Ama hayat bir nevi yazı-tura oyununa dönebilir. Yarının neler getireceğini kim bilebilir ki?
Kısacası, boşanmanın nedenleri bence, eziklik duygusu, güven duygusunun azalması, saygının geri plana itilmesi ve sadece sevginin var oluğu bir ilişkinin yaşanması, sabır duygusunun zayıflaması, birine bağımlı kalma korkusu (özgürlüklerin sınırlandırılması) ve maddiyat.
İki yıl önce yenen mısırla, bugün yenen mısır aynıysa ve taraflar aynı tadı alamıyorlarsa, bence, sorun, o mısırın yenme şeklinde… Bilmem anlatabildim mi?
MUTLU BİR EVLİLİK YAPMAK İKİ ŞEYE BAĞLIDIR: “DOĞRU İNSANI” BULMAK VE “DOĞRU İNSAN” OLMAK.”
