Banner

İLHAN UÇKAN'la AŞK OYUNU oynamaya hazır mısınız?

SEVGİLİMİN EN YAKIN DOSTUNU NASIL TAVLAYABİLİRİM?

Sevgilimle ilgili her şeyi anlattığım sevgilimin en yakın dostunu nasıl tavlayabilirim?

Sevgilimle ilgili her şeyi ona e-mail aracılığıyla anlatıyorum. O artık beni sevgilimin tanıdığından daha iyi tanıyor. Üstelik sevgilimin en yakın dostu.

Şimdi sevgilimden ayrıldım…

Diğerini tavlamam için ne önerirsiniz?

Ahmet (Yaş:17

Toplam Yorum: ...
captcha
Resimde gördüğünüz harfleri yukarıdaki alana giriniz
taktik

ACİL AŞK TAKTİKLERİ

ders

AŞK DERSLERİ


AŞK DERSLERİ KİŞİYE ÖZEL YA DA GRUPLAR İÇİN 4 GÜNLÜK BİR DERS PROGRAMIDIR. HER DERS 90 DAKİKA SÜRELİDİR.
LÜTFEN BİLGİ ALINIZ.

video

KIZ TAVLAMA
REHBERİ:

SON YAZILAR:

Asıl branşım halkla ilişkiler ama 6 senedir bir hukuk bürosunda yönetici asistanı olarak çalışıyorum. Fakülteye devam ederken de çalıştığım için ilginç olaylara tanık oldum.

Adliyede tanık olduğum olaylar bir yana, hukuk büromuza gelen çiftler bir yana…

Anlaşmalı boşanma davası için büromuza beraber gelen, aralarındaki sorunları o kızgınlıkla birbirlerinin yüzüne vuran ve güçlükle ayırabildiğimiz insanlar…

Ama en ilginci şuydu: Bayan çok güzel ve şık biri. Bey da eh işte idare eder. Ama yan yana geldiklerinde bardakla sürahiden bir farkları yoktu. Bey eşini aldatıyor, bayan da bunu kaldıramıyor ve boşanma davası açıyor.

Aldatan kişi trajikomik bir itirafta bulunuyor: “Eşim çok güzel ve alımlı biri. Onun bu yönleri karşısında eziliyordum. Eşim beni aldatmadan ben onu aldatıp, bu ezikliğimi giderdim…”

Vay be! Bayanın tepkisini görmenizi isterdim. Adeta çıldırdı.

Annemle babamın evlilikleri bana çok şey kazandırdı. Aralarında ufak tefek tartışmalar olurdu ama bunlar asla evin dışına taşınmazdı. Annem, bazen babama kızsa da 3. kişilere karşı her zaman mutlu olduklarını anlatırdı. “Dost var, düşman var. Bırak, herkesi seni mutlu bilsin” derdi.

Bana da hep bunu tembihlerdi: “Evliliklerde bu tür aksilikler yaşanabilir ama bunların büyümemesi için mücadele etmelisin. ”Ama şimdiki evliliklere baktığınızda, bırakın sorunları aile içinde saklamayı, uluorta en müstehcen şeyler bile açığa çıkarılıyor.

Bence bir insan çok büyük bir maddi-psikolojik harekete maruz kalmadıktan ve onuru rencide edilmedikten sonra evliliğini bitirmemeli. Aradaki saygıyı koruduğunuzda, sevgi bitse bile, o ilişki devam edilebiliyor. Bu noktada, saygının, yedek bir bataryadan hiçbir farkı kalmıyor.

Unutmadan, bazen cebi deliklerle beraber olmak, yüreği deliklerle beraber olmaktan daha mutlu ediyor insanı. En azından, size sunacağı tek şey kalıyor: Sevgi.

Ama o da bir yerde sorun oluyor. Bayan, en azından baba evinde yaşadığı rahatlığı evleneceği kişide de yaşamak istiyor. Uç noktada istekleri olmayan insanlar şükrediyor ama bazıları da “Attan inip, eşeğe binilir miymiş?” diyerek isyan bayrağını çekiyor. Yani maddiyatın da boşanmalarda faktörü büyük.

Ama hayat bir nevi yazı-tura oyununa dönebilir. Yarının neler getireceğini kim bilebilir ki?

Kısacası, boşanmanın nedenleri bence, eziklik duygusu, güven duygusunun azalması, saygının geri plana itilmesi ve sadece sevginin var oluğu bir ilişkinin yaşanması, sabır duygusunun zayıflaması, birine bağımlı kalma korkusu (özgürlüklerin sınırlandırılması) ve maddiyat.

İki yıl önce yenen mısırla, bugün yenen mısır aynıysa ve taraflar aynı tadı alamıyorlarsa, bence, sorun, o mısırın yenme şeklinde… Bilmem anlatabildim mi?

MUTLU BİR EVLİLİK YAPMAK İKİ ŞEYE BAĞLIDIR: “DOĞRU İNSANI” BULMAK VE “DOĞRU İNSAN” OLMAK.”...

Bir aydır bir doktorla beraberim.

Her şey inanılmaz güzeldi.

Ama bu adam evliymiş!

Hem de daha yeni çocukları olmuş!

Üstelik kaç defa “Evli misin, sevgilin filan var mı” diye sormuştum. Yok yok! Yalancı!

Neden ama neden?

Kendimi iğrenç hissediyorum!

Neden evli erkekler böyle yapıyor?

Ne güzel bebekleri olmuş bunların, mutlu olması gerekmez mi? Ayıp değil mi bu herifin çocuğunu bin eziyetle karnında taşıyan karısına.

Beyler, lütfen bir şey söyleyin, nedir bu nedir?...

Erkekler garip varlıklar.

Bir türlü doğru düzgün bir ilişki yaşayamıyorum.

Bir erkeğe bağlı kalabilmem için onun bana sevgisini tam olarak belli etmemesi gerekiyor, yoksa çok sıkıcı oluyorlar…

Her zaman gizemli bir yönü kalmalı bence. Yoksa “Nasıl olsa benim” diye çabucak sıkılıyorum.

Bana en çok dayanabilen sevgilim, beni en çok küçümseyen ve en fazla aşağılayandı.

Ama dozunu da kaçırmamalılar, arada sevgilerini gösterip, mutlaka küçük hediyeler almalılar…...

Sevgilimle ilgili her şeyi anlattığım sevgilimin en yakın dostunu nasıl tavlayabilirim?

Sevgilimle ilgili her şeyi ona e-mail aracılığıyla anlatıyorum. O artık beni sevgilimin tanıdığından daha iyi tanıyor. Üstelik sevgilimin en yakın dostu.

Şimdi sevgilimden ayrıldım…

Diğerini tavlamam için ne önerirsiniz?

Ahmet (Yaş:17...

Ben eski sevgilimle hala görüşüyordum. Bir arkadaş olarak benden hala hoşlandığını biliyordum. Ben de ondan hoşlanıyordum…

Bir gün onu aradığımda bana kahvaltı ettiğini, daha sonra onu aramam için bana çağrı atacağını söyledi.

Sözünde durmuştu, bana çağrı attı ve aradım, telefona bir kız çıktı ve bana onun yanında olmadığını, geldiğinde aradığımı söyleyeceğini söyledi.

Çok sinir olmuştum ne yapmaya çalıştığını anlamadım.

Aradan 15-20 dk geçti, tekrar aradım…

En yakın arkadaşı, bir bakıma kanki dediği kişi telefona çıktı. Başlarda iyiydi ama sonradan onu isteyince bana görüşemeyeceğimi, bir daha onu aramamamı söyledi, çok ters bir şekilde konuştu… Neden olduğunu sorduğumda onun öyle istediğini söyledi. Bir anlam veremedim, neden bunu bana kendisinin söylemediğini sorduğumda, “yakında söyler” dedi. Çok sinirlenmiştim, tekrar onu telefona vermesini, bana dediği şeyi kendisinin söylemesini istedim, telefonu yüzüme kapattı…

Sinirimden oturup ağladım.

Böyle bi terbiyesizlik hiç beklemiyordum, sonuçta karşısındaki bir bayan, konuşmalarına dikkat edebilirdi…

Benim sinirlendiğim nokta, niye beni başkalarıyla muhatap ediyor, kendisi medeni cesaretini toplayıp benimle niye konuşmuyor?

Bu olay benim dengemi alt üst etti…

En önemlisi de, bir gün öncesi beni aradığında bir daha görüşmek isteyip istemediğini sorduğum zaman saçmalamamamı, öyle bir şeyin olmadığını ve o demedikten sonra kimsenin lafına inanmamam gerektiğini söylemişti.

Bu ne biçim çelişkidir anlayamadım gitti…

Bana yardımcı olun lütfen, ne yapmam lazım?...

Arama: